Doğum günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğum günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Aralık 2012 Perşembe

Doğum günü fotoğraflarımız

Dün doğum günü yazımız bugünde doğum günü fotoğraflarımız. Malesef mum üflerken çekilen fotolar bende yok. Neyse onları da sonra eklerim.
Doğum günün kutlu olsun bebeğim. Seni çok seviyorum:))









17 Aralık 2011 Cumartesi

Oh be!

         Sonunda Defnenin kulağı neredeyse üç aydır gördüğümüz antibiyotik tedavisine cevap verdi. Bugün tekrar Dr. gittik. Yaptırdığımız test sonucunda kulağımıza tüp takılmasına gerek kalmadığını öğrendik. Kulaktaki sıvı hala var ama ameliyat olacak seviyede değil. Şimdilik ilaca ara verdik. Artık çok dikkatli davranmamız gerekiyor.Kesinlikle burununu tıkalı tutmamalıymışız, ve üst solunum  enfeksiyonu olmasın diye çok dikkatli olmalıymışız.Umarım bir daha tekrarlanmaz. Dr. söylediğine göre yaklaşık on üç on dört  yaşına kadar sürekli bu kulak bize sorun çıkaracakmış. İyi olan şmdi iyi olmamız.
    Bu pasta delisi kız  ve arkadaşları yaptığım pastaları bir çırpıda bitirdiler. Hepsi iki dilim yedi ve hala yok mu diye mzırdandılar. Aynı gün yerli malı haftasını da kutlamışlar. Bu şapkalar da ondan kalma. 

14 Aralık 2011 Çarşamba

doğum günün kutlu olsun minik kız

     Canım kızım doğum günün kutlu olsun. Bütün güzellikler her zaman seninle olsun. Umarım yeni yaşın sana en çok sağlık ve mutluluk getirir.Seni çok ama çok seviyorum minik bebeğim... 
    Ne çabuk geçti koskoca üç yıl. Oysa senin dünyaya gelmeni beklediğim o gece sanki bir ömür kadar uzundu. Ne olur çok çabuk büyüme, her anın tadını çıkaralım. 
    Bu yıl doğum günü kutlamak içimden gelmedi.Hafta sonu kendi aramızda küçük bir pasta kestik.  Şu sağlık sorunu nedeniyle moralimiz bozuktu. Cuma günü kreşte küçük bir pasta kesip kutlayacağız. Bakalım bize moral olur umarım.
   

13 Aralık 2010 Pazartesi

İyiki doğdum.

Doğum günümden görüntüler
Evet annesine hiç benzetilmeyen minik kız ve yarım profil babacık.
Annemin kurabiye canavarı adamları ,taş devri pastamız ve süslerimiz.

Doğum günü sonrası ben.


Minik bir kızın minik öyküsü

      Yıl 1999 aylardan Mart ve ayın 16 sı. 18'inde bir kız bir erkek.Nerden bilinebilir ki bu iki insan  biribirine  aşık olacak ve bibirini çok sevecek, birde çocukları olacak. Evet tam yedi buçuk yıl sonra birbirine kavuşan iki aşık. Zorlu yollar ve geçen senelere rağmen aşkından sevgisinden hiçbir şey kaybetmeden ilerleyen iki kişi. Sonunda olması gerektiği gibi kavuşan ve 2 sene 4 ay sonra minik kızlarını kucaklarına alıp sevgi dolu yuvalarına birde bu miniğin sevgisini katan iki kişi.
     Evet tam dokuz buçuk senenin ürünü olan minik bir kız... Aslında planlı olarak istedikleri fakat anne karnındayken varlığına kıpırdıyana kadar alışamayan bir anne... Zorlu bir hamilelik. ..15 Aralık sabahı artık dünyaya gelmesine karar verilen minik bir kız. Fakat 12 Aralık akşamı annenin işedim sanarak tuvalete gitmesi fakat bitmeyen bu çişin aslında bebeğin suyu olduğunu öğrenmesi. 13 Aralık sabahı saat 09:10 da Dünyaya bir meleğin gelişi.
     İşte o melek sensin güzel kızım. kollarıma ilk aldığımda bu melek benim kızım mı? diye sorduğum pamuk gibi bembeyaz teni olan, haytımda başka hiç bir yerde kokusunu duymadığım bir kokusu olan ve o kokuyu unutmamak için defalarca içime çektiğim melek kızım. Bugün sen doğalı 2 yıl oldu. Daha ben senin doğduğun anın bir karesini bile hafızamdan silmemişken sen 2 yaşındasın. Hayatımıza bu iki senede ne çok şey kattın. Bize neler öğrettin sen. Sabrı ve çıkarsız sevgiyi öğrettin. Bir insanın bir varlığı nasıl canından çok sevdiğini gösterdin.Bir varlığın,  bir  insana ne kadar eziyet ederse etsin  yine o varlığı çok ama çok sevebileceğini öğrettin.Sen bize en küçük şeylerle mutlu olmayı, nedensiz gülmeyi, saatlerce şarkı söylemeyi, aynı şeyleri defalarca  bıkmadan yapmayı, kendisini unutmasını...
Kısacası minik kızım sen bize anne baba olmayı öğrettin.
İyiki doğdun ve iyiki varsın. Hayat gülen gözlerinden asal gülücükleri eksik etmesin. Sağlıklı, huzurlu ve mutlu nice senelere...