Anne Oyuncakları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Anne Oyuncakları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2011 Cuma

Anneden bebek

     Defne sesli oyuncaklardan hiç hoşlanmayan hatta korkan bir çocuk. Ona hiç bir şekilde sesli oyuncak alamıyoruz. İlk olarak birinci yaş gününde aldığımız emekleyen ve ses çıkaran bebeği de biryerlerde saklamak zorundayız. Varlığını bile hissetse o odaya girmiyor. Bu yüzden güzelim oyuncak bebekler dururken annesinin diktiği uyduruk bebeklerle oynuyor. Oyuncakçıya gidiyoruz sessiz olan bebekleri gösteriyorum hadi alalım diyorum yine almıyor. Allahtan şu bez bebekleri yapmışlarda onlarla oynuyor.
      Bu da aslında dans eden sesli bir bebekti. Hediye gelmişti. Tabi kızçem pillerini çıkartıp birkaç denemeden sonra eline aldı. Fakat bir süre sonra yine oynamadı. Bende kafasını ve ellerini çıkardım. Uzun süre o şekilde kaldı. Diğer bebekler de iyice eskiyince ben hadi becerebilirsem dikeyim bari dedim. Evde doğru düzgün kumaşta yoktu. Eşimin eski bir gömleğini ve evde bulunan kot parçalarını değerlendirdim. Ortaya bu çıktı. Üzerine yelek gibi birşeyler uydurmak lazım. Çok güzel olmadı ama Defne çok sevdi. Bütün gece beraber yattı şimdide beraber yatıyor. Her uyandığında bebeğim neyde diye ağladı. Sonuçta bebek amacına ulaşmış oldu. Bende boşuna uğraşmamış oldum.

30 Aralık 2010 Perşembe

Sevimsiz oyncak

      Bu bayan herkesin bildiği turkcell reklamlarındaki bayan. Nerden çıktı bunu yapmak? Evet biliyorum  şirin bir oyuncak değil. Ama insan çocuğu isteyince her şeyi yapar ya işte bende yaptım.
  Bizim komşumuzun birinde bu turkcell karıncalarınadn var. Onlara da  turkcellde çalışan birileri hediye etmiş. Açıkçası satılan bir şey mi bilmiyorum da. Fakat Defne oraya her gittiğimizde bu oyuncakları çok severek oynuyor. Dün bakıcımızla gitmişler. Sanırım bizimki ısarar edince kadıncağız da oynasın diye vermiş. Daha önce de olmuştu bu olay hemen geri vermiştim. Çünkü bir yere gidince istediği şeyleri almamasını öğrenmeli. Neyse eve geldim. Defne'nin uyku saati , tabi bu bebeğe sarılıp uyuyunca... Aklımda yoken o uyanmadan evde olan polar kumaştan hemen biçtim. Tabi o uyanana kadar yetişmedi. Ben bir gayret dikerken. Bir de ne göreyim Defne ilk defa uyanmış ve yataktan inmiş ve karşımda duruyordu. Ben zaten şoktayım. Karşımda birden görünce korkmadım desem yeridir. Korkmak bir yana tabi süpriz de yarım kaldı. Neyse uyandığında gövde ve kafayı dikmiştim. Sonra atık geri kalnı da halletim. Ortaya bu sevimsiz oyuncak çıktı. Yüz ifadesini değiştirsem bir şeye benzer mi acaba?
Sonuç sevimsiz olsada Defne şimdilik oynuyor.

23 Ekim 2010 Cumartesi

Oyuncak Zürafamız

Herşey güzelde kuyruğumu yapmayı  unutmuşum :(
  Sonunda uzun zamandan beri ortalarda sürünen zürafayı bitirdim. Bu zürafayı bir sitede görmüş, çok beğenmiş ve kaydetmiştim. Sanırım orda keçeden yapmışlardı. Ben de evde bulunan kumaş değerlensin diye sarı bir kumaştan yaptım. Önce zürafnın kafasının, kulaklarının, ayaklarının ve gövdesinin kalıbını kağıda çıkardım. sonra kumaşa koyup kestim ve diktim. İçini doldurup dışını da süsledim. Aslında yapımı çok kolay da...hani insan bazen bir şeyi yapmak istemezde yapınca da bir anda biter işte bu zürafada öyle oldu ne zamandır ortalarda gezerken 1-2 satte bitti. Şimdi Defnoşa bir oyuncak daha oldu. Orjinal ve katkısız : )

21 Ekim 2010 Perşembe

Derya kuzusu bunlar!

  Bu da ne zamandır yapmak istediğim bir oyuncaktı. Aslında bir çok yerde görmüştürsünüz.  Bu oyuncağı üniversite yıllarında konu anlatırken arkadşımla birlikte yapmıştık. Ne uğraşmıştık o zaman. Şimdi doğrusu çok kolay oldu. Balıkların çıktısını alıp boyadım. Daha dayanıklı olsun diye arkasına biraz daha kalın karton yapıştırdım. Balıkların ağzına çatallı iğne taktım. Oltamız ise Defne'nin davulunun sopaları ip bağlayıp, ucuna mıknatıs yapıştırdım. Oldu size balıkçı takımı.
Defne iki gündür sıkılmadan oynuyor. Balıkları yakalayıp tekrar balıklı minder de denize diğer balıkların yanına atıyor. Bazende bana yediriyor.Eeee o kadar uğraştım biraz yiyeyim bari.

21 Ağustos 2010 Cumartesi

ANNE OYUNCAKLARINDAN 2

Kızım için boş zamanlarımda yapmaya çalıştığım birkaç oyuncak.
Defne bu minderi çok seviyor. Sürekli üstünde. oyuncaklarını bunda uyutuyor.



             Defne doğduğu zamanlarda oyuncak almak konusunda çok zorlanıyordum. Biliyorsunuz şu Çin malı oyuncaklarının bir sürü yan etkisini ve zararlarını görüyoruz. Bu yüzden kendim oyuncak yapabilirim diye araştırmaya başladım. Yukarıda gördüğünüz maymunları, ayılı yastığı, tavşanı ve pengueni internetten bulup yaptım. Bazılarının yapılışı vardı bazılarını ise resmine bakarak kağıda çizdim ve yaptım. 
Minder ve pembe bebek ise tamamen benim fikrimdi. bebek defne daha 40 günlükken yaptığım bir bebek. minderi ise 4-5 ay önce yaptım. Minderin tasarımında aslında kumaşın yetişmemesi sonucu ortaya çıktı. evde artık kumaşlar vardı. Bir türlü minderi tam kaplamayınca ortaya deniz manzaralı minderimiz çıktı. 
              Tabi oyuncak yapmamdaki en önemli etkenlerden birisi ona herşeyin yapılabileceğini  kavratmak. Şuan da inanılmaz bir toplumda yaşıyoruz. insanlar deli gibi tüketiyorlar. fakat üreticilik neredeyse yok. ben çocuğumun sadece tüketen insanlardan olmasını istemiyorum. yeri geldiği zaman elindekilerle yetinmesini de bilmeli eynı zamanda elindekilerle yenisini de yapabilmeli. belki de bu yüzden evde oyuncak yapmayı daha çok seviyorum. sadece tüketmemek için.Bu yüzden oyuncak yaptığım zamanlar Defne'nin uyanık ve yanımda olduğu zamanları tercih ediyorum.
                  İnanın bir çocuk için oyuncağın ne kadar güzel olduğu ya da hangi marka olduğu önemli değildir.O bunu algılayamaz. Dört tane tekeri yan yana koyup verin onunla araba diye saatlerce oynar yada bir kumaşa 2 göz bir bir burun çizin eminim bebek diye onu sever. Önemli olan çocuk için işlevidir. Bebek bebektir, araba araba...

18 Ağustos 2010 Çarşamba

ANNE OYUNCAKLARINDAN


Bu ne zamandır yapmak istediğim fakat bir türlü malzeme bulupta yapamadığım bir oyuncaktı. Ahşap boncuklar alıp  yapmayı düşünüyordum. Fakat koskoca Pendik'te bir boncukçu bulamadım. O yüzden evde olan plastik küçük boncuklardan yaptım. Fakat defne boncukları geçirmekte çok zorlandı.Çünkü parmak kasları buna müsait değildi. Doğal olarakta sıkıldı. daha sonraki yaşlarda eminim zorlanmadan yapabilir. Şimdi ilk işim bir boncukçu bulup kocaman ve ahşap boncuklardan almak.

16 Ağustos 2010 Pazartesi

Dokun-hisset-öğren kartlarım

Burada ise traktörün tekerlerini mause ped'in alt yüzeyinden  gerçek tekerlek gibi oldu. 
Portakalın yüzeyi ise turuncu tülden pütürlü pütürlü...
Şemsiye ise orjinal şemsiyeden yapıştırma. Çünkü şemsiyem kırılmıştı.
Alttaki ise Defne'nin babası, ilk yaptığımdan beri baba demekten vazgeçmedi. Alıp alıp öpüyor. Bunda ise babamızın kot pantalonu gerçek kottan.
 Birkaç tasarımım daha var ama yapmak için fırsat bulamadım en kısa zamanda tamamlamaya çalışıcağım.
Herşey Defne ve onun geleceği için....
Seni çok seviyorum tatlı kızım....
Burada ise bale ayakkabılarında kurdela kullandım. Kuzu da ise pamuk...


Bu geminin yelkenlerinde bez kullandım.Defne dokunduktan sonra gemi hakkında "kim kullanır,  nerede gider, ne işe yarar gibi...
sohbet ediyoruz.
DOKUN HİSSET ÖĞREN KARTLARI



Bu kartları yaptığımda Defne 13-14 aylıktı. Bu altta gördüğünüz ağaç resmine gerçek çam ağacı dikenlerinden yapıştırdım. Defne dokunuyor. Sonra ağaçlarla ilgili konuşuyoruz. Yapımı çok kolay.

Eşleştirme kartları

Bunlar tatlı kızım için  hazırladığım eşleştirme kartları. İlk yaptığımda 15 aylıktı. Bir hevesle anlattım nasıl olsa yapamaz diye. Oynamaya başladık.Bizimki ilk seferde hepsini eşleştirdi. Sevinsem mi üzülsem mi anlamadım .Çünkü çok uğraşmıştım. Neyse hala ara sıra eşleştirme yapıyoruz.
 Bu kartlarla oynanbilecek en güzel oyun hafıza oyunu. Buna benzer bir oyunu öğrencilerimle oynuyorum çok eğleniyorlar.
EŞLEŞTİRME KARTLARI
Kartları ters çevirip eşlerini bulduruyorsunuz. Ben Defne ile sadece tahmin oyunu oynuyorum. 3-4 kart koyup güneş nerde? Masa nerde gibi. Defne seviyor. Eminim bir çok cocukta severek oynar.