27 Aralık 2010 Pazartesi

     Aslında bloğu ilk oluşturmaya başladığım zaman yazmak istediğim bilgiler vardı ama bir türlü yazamamıştım. Aslında yazmak istediğim neydi tam olarak hatırlamıyorum. Ama bu bloğu kızım için yaptım ve ileride birgün bunları okuyacağını bildiğimden, yazıyorum. Onu ne kadar çok sevdiğimi, ve ona ne kadar çok değer verdiğimi görsün aynı zamanda da kendi geçmişi hakkında bilgi sahibi olsun diye. Ben genelde bütün annelerin yaptığı gibi ne hamileliğimi kayıt altına aldım ne de Defne nin ilk zamanlarını.   Bu yüzden bir gün bana birşey olursa kızım şuanda yazdığım bilgilerden kendi hakkında bilgi sahibi olsun istiyorum. Evet canım kızım.
     SEN ; 13 aralık 2008 de sabah saat 09.10'da bu dünyaya gözlerini açtın. İlk ağlama sesini duyduğumda ve seni ilk kollarıma aldığım ana kadar hiç mutluluktan ağlamdığımı farkettim. Tarifi imkansız ve sadece anne olanların anlayabileceği bir duygu. 3 kilo 60gr, 48cm, baş çevresi ise 38,5cm olan minik bir meleğin annesi olmuştum. Evet spinal anestezi ile dünyaya geldin. O yüzden ilk anlarını kaçırmadım. İlk ağlama sesini ve o mis kokunu...
      Sonra Daha ne olduğunu anlamadan memeya yapıştırdılar seni. Ne sen becerebildin almayı, ne de ben becerebildim vermeyi. Tam kırk gün süren meme başı çatlağı, kopma dercesine gelip hastenye giden ve orada bu yzüzden nerdeyse baygınlık geçiren bendim, ama direndim. Kan ile sütte emsende  ezirmeliydim seni. 40 gün sonra başarmıştım. emdin büyüdün. Öyle çabuk büyyordun ki yetişemedim. İlk agular , bağırışlar yaklaşık 2- 2 buçuk ay civarlarıydı. Sonra  beş buçuk ay civarı beni şaşırtan ses an- ne tabi sadece ses bilinçsiz şekilde ama olsun mükemmel bir duygu. Sonra babba, dedde, mam, meme... Tam altı aylıkken oturman. Emeklemeden önce tutunarak dikelip yürümen sonra hiç yüz üstü bile yatıramazken, 9buçuk aylıkken bir anda emklemen. Tam bir yaş üç günlükken yürümen. Bir buçuk yaşında kendi kendine renkleri ve sayıları öğrenmen, artık kendini ifade edecek kadar konuşman. 20 aylıkken bezi bırakman.
         Evet minik kızım şimdi tam iki yaşındasın bu yazdıklarım senin iki yaşına kadar ki özetin. Aslında ne kadar çok ayrıntı var bir bilsen ama bunları yazmak için geçmiş zaman kadar zaman harcamam gerek. Oysa şimdi sana yetişmeliyim. Şimdiki zamanını yakalmalıyım. Geçmişi kaçırdım ama geleceği kaçırmamalıyım.  

7 yorum:

bahriye-krm dedi ki...

NE GÜZEL YAZMIŞSIN...KESİNLİKLE GEÇMİŞİ KAÇIRMIŞ OLABİLİRİZ AMA BU GÜNÜMÜZÜ,GELECEĞİMİZİ KAÇIRMAMALIYIZ...

defne naz dedi ki...

Teşekkür ederim Bahriye-Krm.

Defne dedi ki...

Ben gebeliğim sırasında yazmıştım Duru'ya arada bir :).

Meme ucu deyince içim bir tuhaf oldu. Yaklaşık 2 hafta canımdan can koptu benim de ama dişimi sıka sıka (her seferinde ki kızımın yeni doğan sarılığı yüzünden normalden daha sık emziriyordum ), sabırla emzirdim. Seni öyle iyi anlıyorum ki...

Yazdıklarını okuduğunda çok mutlu olacak Defne kuzusu.

Deli Anne dedi ki...

maşallah arkadaşım tam bir annelik segilemişsin o zor emzirme fasıllarından vazgeçmeyerek.. iyi ki yazmışsın, kızına ne büyük hediye..

defne naz dedi ki...

Keşke bende yazsaydım Defne. Ya da en azından doğunca başlasaydım. Neyse çok geç kalmış sayılmam .Böyle geçmişe yazınca da insan o günleri hatırlayıp ne zor aşamalardan geçtiğini hatırlıyorum. Senin de aynı şey olmuş galiba. İnsan düşününce bile hala içi sızlıyor. Sabrettik ve biz kazandık. Bu sayede Defne sık sık hasta olmadı.
Deli Annem senin kadar iyi yazamıyorum ama en azından duygularımı döküyorum işte. Valla Tekrar çocuk doğurmak falan değilde Yine bu emzirme sorunuyla karşılaşmak en büyük korkum oldu.

our twins of N.Y. dedi ki...

Merhaba:)
oncelikle gecmis dogum gunu kutlu mutlu olsun prensesin. Nice yaslara!
ne becerikli bir annesiniz! Yorgan islemeler, pj dikmeler, bez torba kitaplik (bizimde ihtiyacimiz) vs. ne diyim masallah...
takipteyim:)

defne naz dedi ki...

Teşekkür ederim. Bloğumuza hoşgeldiniz. Valla şımarttınız beni. Sizin ikizlere bayıldım çok şekerler.